Beşiktaş ve Trabzonspor Dolmabahçe’de seyir zevki yüksek, sadece futbolun ve sahanın konuşulduğu tarihi bir maça imza attı.

Tarihi derken, kaosun kol gezdiği ligimizde böyle temiz maç oynamak, hakem, penaltı, VAR konuşmamak önemli.

Bu sezon Süper Lig’de topla en fazla oynayan iki takım Beşiktaş ve Trabzonspor. Her iki takım da oynadıkları maçlarda yüzde 57’nin üzerinde topa sahip olmuş. Buna karşın puan tablosunda geride kalmalarının en önemli sebebi, aldıkları beraberlik sayısının rakiplerine oranla fazla olması. 8 kez berabere kalmışlar. Ligin zirvesinde ise durum farklı.

Orta saha tercihlerinin maçın skorunu belirlediği bir oyun izledik.

Beşiktaş maça 4-2-3-1 dizilişiyle başladı. Burada en kilit iki isim; savunma dörtlüsünün önündeki Gedson-Chamberleain ikilisiydi. Özelikle Alex Oxlade-Chamberlain çıktıktan sonra Amir’in girmesi de bize şunu gösteriyor. Solskjaer, orta sahadan hücuma giderken pas yüzdesi yüksek, top kaybetmeyen oyuncularla oynamak istiyor.

Maç sonu basın toplantısında Chamberlain'in performansına ilişkin, “Çok iyi bir oyuncu. Pozisyonu gereği bazı şeyleri zekasıyla iyi yapıyor. Artık eskisi gibi kanat oynamayacak. Kendisini orta sahada düşünüyorum” cümlesi bize bunu gösteriyor. Chamberlain’in son iki maçta süre alması, Amir’in geri çağrılması Beşiktaş’ın ikinci bölgedeki top kayıplarına çözüm formülüdür.

Chamberlain henüz tam hazır değil ve Beşiktaş bugüne kadar bu oyucudan istediği verimi alamadı. Fakat anlaşılan o ki; Solskjaer, Masuaku ve Joao Mario’yu kazandığı gibi Chamberlain’i de kazanmak istiyor. Şayet başarırsa oyuncu Premier Lig’deki günlerine dönerse Beşiktaş büyük bir transfer yapmış gibi olur.

Trabzonspor’a baktığımızda Şenol Güneş’in orta sahada Cham ve Ozan Tufan tercihi, Mendy’nin etkisiz oyunu, Visca’nın düşen performansı maçı kaybettirdi. Cham-Lundstram değişikliğinde sonra onlar adına biraz etkili oyun gördük fakat Beşiktaş’ta Solskjaer maçı daha iyi okuyan taraf oldu.

Beşiktaş, Trabzonspor karşısında çok önemli bir 3 puan aldı. Bu galibiyet kazanma alışkanlığı ve mental kondisyon açısından mühim. Beşiktaş kazanamadığında her şey sorgulanmaya başlıyor. Transferler, kadro, yönetim, teknik direktör her şey eleştiriliyor. Son iki yılda 3 yönetim 9 teknik direktör değişti. Demek ki, artık değişmesi gereken şey; oyun ve skor.

Beşiktaş ayakta kalmak için oyun gelişirken de kazanmak zorunda.

Çünkü, itibarın ve gücün tehlikeye girdiğinde, hikâyeyi kontrol etmek (kazanmaya devam etmek) opsiyonel değildir. Bu hayatta kalmaktır.