Kuşak ve Yol Projesinin Hazar geçişli orta koridorundan ilk Çin treni Xi’an kentinden yola çıkarak Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan ve Gürcistan’ın ardından Anadolu’yu kat ederek İstanbul Boğazı’nın altından Avrupa’ya ulaşmıştır.
Bakınız Azerbaycan, yaklaşık 30 yıl boyunca Ermeni işgalindeki topraklarını son 2 sene içerisinde geri kazanmıştır. Azerbaycan, işgal altındaki topraklarını geri kazanınca İran ile yeniden sınır komşusu olmuştur. Azerbaycan ile İran arasındaki ilişkilerin pozitif yönde gelişmeye başlaması bölge açısından çok yönlü olumlu bir ortam oluşmasına neden olmuştur.
Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’nde Rusya, Türkiye, İran, Azerbaycan ve diğer Türk devletleri bu çerçevede birbirleriyle ulaşım ve enerji ağları ile birbirleriyle bağlantılı hale gelebilecek duruma gelmiştir.
Bu dönemde gündeme gelen Zengezur Koridoru da bu kapsamda büyük önem taşımaktadır. Zengezur Koridoru veya Nahçıvan Koridoru, 2020 Dağlık Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan tarafından kazanılmasının ardından Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ateşkes antlaşmasının 9. maddesi gereğince Azerbaycan ile eksklav (siyasi olarak bağlı olduğu ülkeye coğrafi açıdan bağlı olmayan) parçası olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında kara ve demir yolu bağlantısını kuracak olan koridordur.
Azerbaycan’a bağlı Özerk Nahçıvan kent merkezi Türkiye’nin Iğdır iline 160 km uzaklıktadır. Nahçıvan’ı İngiliz askerlerinin destek verdiği Ermeniler, 6 bin kişilik bir kuvvet ile 24 Mayıs 1919’da işgal etmişti. Ermenilerin amacı, Türkleri Aras Nehri’nin batısına sürmek ve Nahçıvan’da etnik temizlik yapmaktı. Kazım Karabekir Paşa’nın Nahçıvan’a gönderdiği 2 bin askerden oluşan kuvvet, Ermeni güçlerin Nahçıvan’dan ayrılmasını sağlamıştır.
1919 yılı sonlarına doğru Amerika Birleşik Devletleri, Nahçıvan’a asker göndermiştir. Taşnaklara önemli miktarda silah ve cephane veren Amerikalıların amacı, bölgede kendi kontrollerinde bir yönetim kurmaktı. Ermeniler, Amerikan askerlerin de desteğiyle Nahcivan’ın çeşitli bölgelerine girip, etnik temizliğe başladılar. Türk ordusunun müdahalesiyle Ermeni güçleri Mart 1920’de Nahçıvan’dan çıkarılmıştır. Nahçıvan’ın statüsü, 16 Mart 1921’de Ankara’daki Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ve Sovyetler Birliği arasında imzalanan Moskova Anlaşması ile ortaya çıkmıştır.
Nahçıvan ile Türkiye arasındaki kara sınırı, 1932’de İran ile varılan anlaşma sonucu oluşmuştur. Bu dönemde Türkiye ile İran arasında sınır problemleri vb yaşanmaktaydı.
Atatürk, 18 Ocak 1932’de, dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Beyi Tahran’a göndermiş, görüşmelerin ardından 23 Ocak’ta, İran sınır düzeltmesini kabul emiştir. Buna göre Küçük Ağrı Dağı bölgesi Türkiye’ye verilmiş. Buna karşılık Türkiye’de Küçük Ağrı Dağı’na 150 km uzaklıktaki bir toprak parçasını İran’a vermiştir. Söz konusu anlaşma 5 Kasım 1932’de Ankara’da imzalanmıştır.
Görüldüğü üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk önce Nahçıvan’ın 1921 imzalanan Moskova Anlaşması ile Azerbaycan’a bağlı Özerk bir Cumhuriyet olmasını sağlamış, ardından da 1932’deki Ankara Anlaşmasıyla Nahçıvan ile Türkiye arasındaki 18 Km uzunluğundaki kara sınırının oluşmasını sağlamıştır.
Günümüze gelecek olursak Zengezur Koridoru, bazı batılı güçler ve kendilerine destek veren bazı bölge devletleri tarafından hedefe konulmuştur. Bazı batılı güçlerin finansesiyle bölgeye hem silah sevk edildiği hem de vekalet savaşçıları üzerinden hareket edildiği ifade edilmektedir.
Türkiye ve Azerbaycan’ın, Kars’ı Nahçıvan’a bağlayacak demir yolu hattı projesi de bulunuyor. Bu projelerin tümü gerçekleştirildiğinde Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni ulaşım bağlantısı sağlanacak. Aynı zamanda Türkiye ile Rusya arasında Azerbaycan üzerinden kesintisiz kara ve demir yolu iletişimi sağlanmış olacak.
Çin’in ‘Tek Kuşak Tek Yol’ projesi, bölgesel iş birliği ve ticaretin canlandırılması açısından da koridor hayatidir. Çin, Rusya, İran, Türkiye ve Azerbaycan arasında bu koridor üzerinden kara ve demir yolu iletişimi sağlanmış olacak.
Söz konusu ülkelerin aslında uluslararası alanda tek kutuplu dünya sisteminden çok kutuplu dünya düzenine geçiş sürecinde Kuşak ve Yol Girişimi’yle Avrasya bölgesi ile işbirliğini artırmak ve Çin ilişkisini genişletmek, böylece ABD ve AB’yle olan ilişkilerini dengeleme amacında oldukları görülmektedir.
İran’ın da kendisine uygulanan yaptırımlar karşısında, Çin ve diğer bölge ülkeleriyle iş birliğini ilerlettiği, böylece kendisine uygulanan ambargoları aşmaya çalıştığı görülmektedir.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve heyetini taşıyan helikopterin 19 Mayıs 2024 tarihinde Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile birlikte katıldığı program dönüş yolunda düşmesi büyük yankı uyandırmıştır.
20 Ekim 2022 tarihinde ise Azerbaycan programı kapsamında işgalden kurtarılan Karabağ ziyaretinde Binali Yıldırım ve milletvekili Şamil Ayrım’ı taşıyan aracın Cebrayıl’den dönüşte Zengilan Havalimanı yolunda virajı alamayarak kaza geçirmişlerdi. Şükürler olsun ki Yıldırım ve Ayrım kazayı yaralanarak atlattılar…
Görünen o ki; gerek Zengezur Koridoru gerekse Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi bir taraf için büyük önem taşırken diğer bir taraf için ise rahatsızlık yaratmaktadır!
Sonuç olarak İran ve bölge özelinde yaklaşık son 50 yılda neler yaşandığını özet olarak ortaya koymaya çalıştım. İran Cumhurbaşkanı Reisi ve heyetini taşıyan helikopterin düşmesini bazı kesimler kaza, bazı kesimlerse şüpheli olarak nitelendirilmektedir. Ne olduğunu zaman gösterecek. Doğu ve Batı cephelerinde önümüzdeki süreçte neler olacağını ilerleyen süreçte hep birlikte göreceğiz.
Kaynak: Kıbrıs Gazetesi