Gazze Şeridi'nde ve 1948’te işgal edilen Filistin topraklarındaki yüz binlerce işçi, İsrail saldırılarının başladığı dönemde ya öldürüldü ya da kötü muamele ve işkenceye uğradı. Yüzlerce Gazzeli işçi de İsrail askerleri tarafından alıkonuldu.

Gazze Şeridi'nden gelip işgal altındaki Filistin topraklarında resmi izinlerle çalışan yaklaşık 18 bin 500 Filistinli işçinin büyük bir kısmı ise 7 Ekim'den sonra gözaltına alınıp işkenceye tabi tutulduktan sonra Gazze Şeridi'ne geri gönderildi.

"Bombalar öldürmezse de açlıktan öleceğiz"

Gazzeli işçi Ebu Halit, İsrail’in 208 gündür sürdürdüğü saldırıları nedeniyle işlerini ve gelir kaynaklarını kaybeden Gazze Şeridi'ndeki işçilerin şartlarının son derece sıkıntılı olduğunu söyledi.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları öncesinde işgal altındaki Filistin topraklarında çalıştığını belirten Ebu Halit, "Saldırıların başlamasından birkaç gün sonra İsrail yetkilileri tarafından gözaltına alındım ve yaklaşık bir ay süren ağır sorgulama ve işkenceye maruz kaldım. Daha sonra parama ve kişisel eşyalarıma el koyarak beni Gazze'ye gönderdiler." dedi.

İnşaat sektöründeki işini kaybeden ve İsrail saldırıları yüzünden geçimini sağlayacak başka bir iş bulamayan Ebu Halit, 7 kişilik ailesiyle birlikte Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine sığındı.

Sürekli yerlerinden edildiklerini ve zor koşullar nedeniyle gelir kaynaklarından yoksun olduklarını belirten Ebu Halit, "Bombalar öldürmezse de açlıktan öleceğiz." diye konuştu.

Hayat pahalılığı ve insani yardımların yetersizliğinden yakınan Ebu Halit, İsrail saldırılarının bir an önce son bulmasını, hayatın normale dönmesini ve Gazze’nin yeniden inşa sürecinin başlatılmasını arzu ettiklerini söyledi.

 İşsizlik oranları yüzde 90'ı aştı

Gazze’deki özel bir üniversitede yönetici olarak çalışan Samih Şaban (39), İsrail’in Gazze saldırıları başladığında üniversitedeki tüm akademisyenlerin görevine son verilmesiyle işini kaybetti.

Şaban, "Savaş bizi işsiz bıraktı. Bugün ne kendimiz ne de ailemiz için bir geçim kaynağı bulabiliyoruz. İnsani yardım örgütleri ve kurumlarından aldığımız yardımlarla hayatımızı idame ettiriyoruz. O da açlığımızı gidermeye ancak yetiyor." ifadelerini kullandı.

Ailesinin giyim ve ilaç gibi diğer masraflarını karşılamada yetersiz kaldığını dile getiren Şaban, Gazze ve Batı Şeria’daki yetkililerden ayakta kalabilmeleri için acil maddi destek sağlamaları çağrısında bulundu.

 İşçiler, psikolojik travmalara karşı savunmasız

Ekonomi uzmanı Muhammed Ebu Ciyab, "İşçiler, zorunlu izne çıkartıldı ve işsizlik oranları yüzde 90'ı aştı. Savaştan önce bu oran yüzde 48’lerdeydi." diye konuştu.

İsrail’in tarım, sanayi, hizmet, bilgi teknolojileri, programlama ve tüm inşaat sektörlerini yok etmesinin ardından Gazzelilerin gerçek anlamda işsiz kaldığını belirten Ciyab, şunları söyledi:

"En çok acı çekenler onlar ve başta barınma olmak üzere temel hayati ihtiyaçlarından yoksunlar. Hayatlarını ve ailelerini korumak için bir yerden başka bir yere göç etmekle meşguller. Bu yıl İşçi Bayramı, İşçi Bayramı'ndan çok yoksulluğun, sefaletin, yerinden edilmenin, ölümün ve korkunun olduğu kanlı bir bayram oldu."

Avustralyalı üniversite öğrencileri Gazze dayanışma kampındaki taleplerinin duyulmasını istiyor Avustralyalı üniversite öğrencileri Gazze dayanışma kampındaki taleplerinin duyulmasını istiyor

Sosyal hizmet uzmanı ve Sivil Toplum Örgütleri Ağı Direktörü Emced eş-Şeva da insanların işlerini kaybetmeleri nedeniyle yaşadıkları zorlu ekonomik şartların sosyal sorunlar ve psikolojik baskılara yol açtığını ifade etti.

Şeva, "Gazze Şeridi'nde yaşayanların çoğu gelir kaynaklarını, ailelerini, mal ve mülklerini kaybetti ve yardıma muhtaç hale geldi. İşçileri psikolojik travmaya karşı savunmasız bırakan zor koşullar ortaya çıktı." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA